1.65 Milyon Yıllık Yünlü Mamut DNA’sı

1.65 Milyon Yıllık Yünlü Mamut DNA’sı, Bilinmeyenleri Ortaya Çıkarttı, başlığı altında siz değerli takipçilerimiz için detaylı bir şekilde bilgilendirme yapmaya çalıştık, 1.65 Milyon Yıllık Yünlü Mamut DNA’sı, Bilinmeyenleri Ortaya Çıkarttı ile alakalı tüm bilgileri yazımızın içeriğinde bulabilirsiniz.

<h2>Love Dalén</h2> 2002 yılında bir Ph.D. öğrencisi olarak eski DNA’lar üzerinde araştırma yapmaya başladığında, bir arkadaşı 90’ların video oyunlarında sıklıkla görülen küçük arktik kemirgenler olan lemming’leri (yabani sıçan) araştırmayı önermiş ve herkesin mamutları incelediğini, bu alanın çok rekabetçi olduğunu söylemişti. Zira bu devasa, hortumlu canlılar uzun yıllardır hem halkın, hem de bilim insanlarının dikkatini çekerek hayal güçlerini canlandırıyordu. Ancak Dalén, mamutlara olan ilgisini sürdürmeyi seçti ve ünlü yünlü mamut üzerinde çalışması için bir fırsat ortaya çıktığında da bu fırsatı reddetmek istemedi.

Geçtiğimiz Çarşamba günü Dalén ve 21 bilim insanı, yünlü mamutun zamanının diğer ucuna, yani başlangıcına bakma şansını yakaladıklarını açıkladılar. Nature dergisinde yayımlanan tarih yazan bir makalede ekip, bir milyon yıldan daha yaşlı olan bir mamut türünden DNA almayı başardıklarını duyurdu. Bu da dizilimi yapılan bir önceki en eski DNA’dan neredeyse 900.000 yıl daha yaşlı olduğu anlamına geliyor.

Buradaki başarının iki farklı yönü bulunuyor. Öncelikle ekip, diş örneklerindeki kısa, bozulmuş DNA örneklerini izole etmeyi ve dizilim ve veri analizi tekniklerinde son zamanlarda yapılan gelişmeleri kullanarak genetik kod elde etmeyi başardılar.

Bu eski DNA’ların dizilimi için ekip, Sibirya kalıcı buzunda birkaç düzine yıl önce bulunan üç farklı mamut azı dişini incelediler. Dalén, bu dişlerin bazılarının en erken yünlü mamutlardan olduğunun bilindiğini söylemekteydi. Araştırmaları için Rusya’daki iş arkadaşlarından bu dişlerin köklerinden alınan ufak parçalar istediler. Diş örnekleri, Sibirya’nın üst enlemlerindeki dondurucu soğuk sayesinde bozulmadan büyük ölçüde korunmuşlardı.

DNA bozulması, bilim insanlarının ne kadar geçmişe bakabileceğini sınırlıyor. DNA, zaman içerisinde çok küçük parçalara ayrılıyor ve bu küçük parçalar da ortamdaki diğer DNA parçalarıyla karışıyor. Dalén’in söylediğine göre “mamut DNA’sı, bakteri DNA’sı, insan DNA’sı ve bitki DNA’sı arasındaki farkları görmek zorlaşmaya başlıyor.” Yaklaşık 1,5 milyon yıl sonra DNA, bilim insanlarının tekrar bir araya getiremeyeceği kadar bozulmuş oluyor.

Bu yeni araştırmada ise ekip, tam anlamıyla sınırda çalışıyordu. Yüksek kapasiteli sıralama ve gelişmiş bilişimsel analizler ile ekip, üç örneğin DNA’sını, günümüzdeki bir filin genomunu temel olarak kullanarak bir araya getirdi. Ayrıca bu, canlıların yaşlarını belirlemeye de yardımcı oldu. Krestovka ve Adycha adı verilen iki örnek sırasıyla 1,65 milyon ve 1,34 milyon yaşındayken, daha genç olan üçüncü örnek Chukochya 870.000 yaşındaydı. Yani 1.65 milyon yıl kadar geriye gitmeyi başarmışlardı.

Bu DNA sıralaması da ikinci büyük başarının yolunu açtı. Ekip, üç örneği kullanarak bir milyon yıldan uzun bir süre önce mamut evrimini ve türlere ayrılmasını değerlendirme imkanı buldu. Krestovka’nın verileri daha önce bilinmeyen, tamamen yeni bir mamut cinsine işaret ediyordu. Ekip, daha önce bilinmeyen bu ikinci mamut türünün nasıl gözüktüğüne dair tahminde bulunacak kadar veri toplayamamış olsa da, bilinen yünlü mamut türüne katkı yapmadığını belirleyebildi. Bunun yerine tahminler, yaklaşık 2 milyon yıl önce yünlü mamutun atalarından ayrıldığını ve iklimin daha sıcak olduğu Kuzey Amerika’da yaşayan Kolombiya mamutunun ortaya çıkmasını sağlayan tür olduğunu işaret ediyor. Kolombiya mamutunun bu bölgeye yaklaşık 1,5 milyon yıl önce ulaştığı düşünülüyor ve bu da tarihlerin uyumlu olduğu anlamına geliyor.

Yaklaşık 1,4 milyon yıl önce yünlü mamut Kuzey Amerika’ya ulaştı ve burada Krestovka’nın türü ile yünlü mamutun bir araya gelerek Kolombiya mamutunun ortaya çıkmasını sağlamış olması mümkün. Ayrıca ekip, bu türler arası birleşmenin gerçekleştiğine yönelik işaretlere de sahip ancak bu konu hakkında daha fazla araştırma yapılması gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir